2012 yılı, Ocak ayının 17’si günü, ben İsveç’in Uppsala adlı kentinde, İsveç’li yazar Göran Gunner’in uydurma soykırımıyla ilgili yazdığı kitap tanıtımına katıldım. Toplantıya yaklaşık 25-30 kişi gelmişti. Bizlerden 4 kişi Azerbaycan Federasiyonu İsvec AFİ tarafından, tandığım bir kişi ise Türkiye Türklerinden gelen vardı.
İsveç parlametosundan uyduyma soykırımı kabul eden iki millet vekili, ayrıca 6-7 kilese yetkilisi de katılmıştı. Geriye kalan bir yığın Ermeniydi. Onların içinde Ermeni fedrasyonu başkanı da vardı.
Tanıtım başlamdan önce ben Göran Gunner’in şefi ile görüştüm. Bu kitabın çıxmasının nedeninin kilesinin bir projesi olduğunu kendisinden öğrendim. "Biz azınlıkta olan mesihileri korumak için böyle projeler üzerinde çalışıyoruz", dedi. Derken, kendisine: ”Sen kendin hiç o bölgede bulundun mu? diye sordum. "Hayır oralara hiç gitmedim, ancak Göran’ın bu kitap üzerinde çok iyi çalışdığını biliyorum”, dedi.
Sonra Göran Gunner kitabın tanıtımına başladı. ”Bu kitap bundan çok önce çıkması gerekiyordu. Ben çoktandır bu kitpla uğraşıyorudum. Zaman zaman kitabı bir tarafa bıraktım, ancak en sonunda kitap çıktı”, dedi.
Göran Gunner bu kitabın yazmasında başlıca bu konuda kitaplar yazmış İsveç’li gezgin Sven Hedin’le birlikte başka İsveç’li yazarların yazılarıyla İsveç basınında çıkan yazıları kaynak olarak kullanmıştır.
Kitap tanıtımını bir yaşlı Ermeni kadının resmini göstererek, kadının söyledikleriyle ilgili bir takım bilgiler verdi. Bu kadın şimdi ölmüştür, dedi.
Daha sonra konuşmacı yazar, İsveç Parlamanentosunda alınan kararı vurgulayarak bu kararın alınmasının önemini anlatmak için Ermeni federasyonunu başkanını konuşmaya davet etti. Konuşmaya başlayan Ermeni ilk önce kitapın çıkmasını tebrik etdi. Sonra da İsveç Parlementosunda alınan kararı çoktan beklediklerini söyledi.
Tanıtım bittikten sonra izleyciler tarafından yanlız bir soru soruldu.
Bu arada ben konuşmacıya, iki halk arasında düşmanlık körükleyen böyle bir kitap yazmakla büyük bir yanlış yaptığını vurgulayarak kendisine bir kaç soru yönelttim. Sorularımı beğenmedikleri için kitabın yazarı Göran Gunner’le kilisedeki şef benimle tartışmaya başladılar.
Onlar Benim kitabın yazılmasını doğru bulmadığımı beğenmeselerde ben yine onlara şöyle bir kaç soru sordum:
Kilese olarak sizin bu kitabı yazmakla amacınız ne?
Böyle bir önemli konuda yanlız bir kaç yazarın, bir gezginin ya da 90 yaşında bir Ermeni kadının dedikleri yeterli mi olur?
Bu işlerinizle bir milleti soykırımcı ilan etmeniz Hristiyanlık ilkeleriyle bağdaşıyor mu?
Sen hec devlet arşivlerini bu konuda inceledin mi?
Rus arşivine bakdınmı? Rusların o savaşta programlarını inceledin mi? Ruslar Ermeniler eliyle ne yapmak istediklerinden haberiniz var mı?
Ermeniler o zaman hiç yanlış yapmadılar mı? Rus ordusunda Ermenilerin o zaman ne yaptıkrarından habarınız var mı?
Biz Türkler Ermenilerle yüz yıllar boyu komşu olarak yaşadık, şimdi de yaşamak istiyoruz. Biz komşularımızla iyi ilişki kurarak barış içinde dostluk ortamında yaşamak istiyoruz. Ancak, siz kilese olarak bu bilimsel değeri olmayan işlerinizle milletleri, insanları bir – birinden daha da uzaklaştırıyorsunuz. Komşuları savaşa kışkırtıyorsunuz!
100 yıl bundan önce bir yaşlı kadının ve ya bir kaç İsveçli yazarın iddialarına dayanarak Ermenilere karşı soykırım yapılmış diyorsunuz.
Yaşlı Ermeni kadının sana gerçekten ne söylediğini biz nerden bilelim?
Sözlerini duymadığımız o yaşlı kadının resmini kitabında getirmen de, gerçeği kendi çıkarına uygunlaştırarak, kitabın okuyucularını kanındırıp Türk ulusuna karşı kışkırtıyorsun.
BMT Azerbaycan topraklarının %20’nin Eernemilerce işgal olunmasıyla bağlantılı 4 rapor yazmıştır. Bu konuda hiç bir yazınız varmı?
1992’de Hocalı’da Ermenilerin yaptığı soykırımıyla ilgili kilise olarak bir yazınız varmı?
Bir milyon Azerbaycan Türkünün ana topraklarında Ermenice göçmen durumuna düştüklerinden hiç yazdınız mı?
İran rejimi dikatorlukta, insan haklarını çiğnemekte en tanımış ülkelerdendir. İran Ermenilere hem silah hem iktisadi yardım ediyor. Karabağın işgalında İran açıkça Ermenilere yardım etdi şimdi de ediyor. Sizce İran Hristiyan kardeşlerine acıyor mu? Bu yardımın arkasında siyasi oyunlar yok mı? İran bölgede bir istabil Azerbaycan görmek istemiyor. İran Azerbaycan’ın kuzey bölümünün güney ile birleşmesinden korktuğundan ötürü Ermenilere yardım eli uzatıyor!
Biz Türkler olarak Türkiye olsun Azerbaycan olsun dini siyasete karıştırmak istemiyoruz. Ben kendim İran’ı bu nedenlerden ötürü terk ettim. İsveç’te de sözde laiklik var, ancak yazıklar olsun, bütün savaşların arkasında, hep kilisenin eli var.
Bin iller boyunca bir arada yaşamış, bir çok yönlerden bir birine benzeyen Ermeniyle Türk arasında uzlaşma yaratacağına düşmanlık duyguları yaratan bu gibi kitaplar, bu gibi toplantılar barışa zarar vercek bir davranıştır.
Biz iki halk arasında düşmalık töreten böyle işleri, böyle davranışları kınıyoruz!

